17 Mart 2026
CHP 39. Olağan Kurultayı başladı: Bu kurultay muhalefetteki son kurultayımız olacak

CHP 39. Olağan Kurultayı başladı: Bu kurultay muhalefetteki son kurultayımız olacak

CHP’nin ‘Şimdi iktidar zamanı’ sloganıyla düzenlediği 39’uncu Olağan Kurultayı’nın ikinci günü başladı. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, salona eşi Didem Özel ile giriş yaptı. Programda ilk olarak Almanya Başbakan Yardımcısı, Alman Sosyal Demokrat Parti (SPD) Eş Genel Başkanı Lars Klingbeil‘in mesajı ve CHP’nin tutuklu cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu‘nun yapay zeka ile hazırlanmış kurultay mesajı videosu sinevizyondan izletildi. Ardından Özel konuşma yapmaya başladı. Özel, “Bu kurultay partimizin muhalefetteki son kurultayıdır. 40. kurultay iktidardaki ilk kurultayımız olacak” ifadelerini kullandı. Konuşmasında, yayınladığı son video ve bugün Sabah’a konuşmasıyla parti tabanının da tepkisini Çeken eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na da seslenen Özel, “Bu parti bizi sokaklardan, meydanlardan koparmak isteyenlerden arınacak. CHP arınacaksa bizi eskiye döndürmek isteyenlerden arınacak. Artık kimse bizi yenilgiye alıştıramayacak!” dedi.

Kurultayda Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 1994’te başlayan hikayesinin anlatıldığı ‘Dünün mağduru, bugünün zalimi’ cümleleriyle başlayan videosu salonda izletilip, Erdoğan’ın görüntüleri ekrana yansıyınca izleyiciler yuhaladı. İkinci kez yuhalama olunca kurultayın davetlileri arasında yer alan AKP’den Mustafa Elitaş ve beraberindeki heyet salonu terk etti. Kurultayın bugünkü programında genel başkan seçimi yer alıyor.

Özel’in kurultayın ikinci gününde yaptığı konuşmasından satır başları şöyle:

“İki yıl sonra yine omuz omuza, yürek yüreğe aynı salondayız. İki yılda kara kışlardan, dar yollardan geçtik. Bize ömür biçenler oldu. dayanamazlar, dağılırlar, vazgeçerler, teslim olacaklar dediler ama yine buradayız, ayaktayız. Bin kere korkuya boğdular zamanı, yine doğumdayız işte, yine sevinçteyiz. Hepiniz CHP’nin muhalefetteki son kurultayına hoş geldiniz, şeref verdiniz.

Bugün kim olduğumuzu hatırlama ve unutanlara hatırlatma günüdür. CHP, Kuva-yi Milliye’den doğmuştur. İlk delegelerimiz Sivas kongresinin kahraman delegeleridir. CHP Türkiye’ye sandığı getiren partidir. Bu parti yıllarca iktidar olmasa bile demokrasi fikrinden bir milim sapmayan partidir. Partimiz ağır bedeller ödemiştir. 12 Eylül’ün ardından bir anka kuşu gibi küllerinden doğmayı başarmıştır.

Hepiniz CHP’nin muhalefetteki son kurultayına hoş geldiniz. İki yıldır her günümüz birlikte mücadeleyle geçiyor. Geçtiğimiz iki yılın hesabını sizlere verme günüdür. Tarihin o dönüm noktasındaki kurultayımızda mertçe yarıştık. Kurultayımızın ardından dört ayda ilk seçimlerimize hazırlandık. Kadınlara, gençlere, bilime güvenerek yola çıktık. Dar vakte tam 106 yerel seçim mitingi sığdırdık. Örgütümüze güvendik. Söz verdiğimiz gibi ilk seçimde 47 yıl sonra partimizi Türkiye’nin birinci partisi yaptık. Yüzde 25 olan oyumuzu 10 ay sonra ittifak olmadan yüzde 38’e çıkardık. Alınamaz denen yerleri, ilçeleri, şehirleri kazandık. O gece 411 belediye başkanlığı ile nüfusun yüzde 85’ine hizmet etme imkanı yakaladık.

Yerel seçimlerden sonra da durmadık. İllerimizi dolaştık. 21 halk buluşması gerçekleştirdik. halkımızı meydanlara tekrar ısındırdık. 9 ayrı tematik miting yaptık. Sosyalist Enternasyonal başkan yardımcılığı görevini üstlendik. 11 ülkeye toplamda 20 ziyaret gerçekleştirdik. 19 Mart’tan sonra darbeye karşı direniş evresine geçtik. 255 günde 72 eylemde toplamda 11 milyon yurttaşımızla meydanlarda buluştuk. 2 yılda 62 ilde 208 kez meydanlara dolmadık, meydanlardan hep birlikte oturduk. Ankara’da oturmadık. Bize istikamet çizenlere de teslim olmadık. Millet merkezli siyasette milleti de bu siyasete kattık.

Baba ocağına katılımları artıracağımıza söz vermiştim. İki sene önce 1.2 milyon olan üye sayımızı tam 2 milyona ulaştırdık. Aylar süren çalışmalar sonucunda 81 il başkanımızın büyük emekleriyle tüzüğümüzü yaptık. Neredeyse oy birliğiyle kabul ederek yürürlüğe koyduk. Gençlerin ve kadınların önünü daha da açtık.

9 Eylül’de kapatılan partimizin yeniden kurulduğu güne atfen 4-9 Eylül kurtuluş haftamızı bu sene yine coşkuyla kutladık. Ve içinde programımızı yeniden tartıştık. Varsın olsun. Ekranı ikiye böldüler. CHP’nin İstanbul’daki baba ocağına kayyım atadılar, 5 bin polisle saldırdılar. Bunu tam da programımızı hep birlikte bu kurultaya yollayacağımız 8 Eylül günü yaptılar. Bize yapılan her provokasyona ve saldırıya, bizi pozitif gündemden başka gündemlere çekmeye inat sesi yükselttiğimiz gün de oldu ama sözü yükselterek bu milletin karşısında kararlılık ve metanetle durduk.

Sizden gelen talepleri de görerek son metne son gün, son komisyonda dahil doğru önerileri ekleyerek metni buraya getirdik. Burada yapılan tartışmalardan sonra oy birliği ile programımızı hazırladık. Bundan sonra CHP bu salondan şimdi iktidar zamanı diyerek ayrılmaya, iktidara yürümeye hazırdır.

Verdiğimiz değişim sözünün altını tüm bu adımlarımızla doldurduk. Şimdi kadroları, tüzüğü, parti programı yenilenmiş bir parti olarak geleceğe yürüyoruz. Biz yenilgiyle tanışmayan bir kadroyuz. Tarih önünde söz veriyorum. Bu kurultay partimizin muhalefetteki son kurultayıdır. 40. kurultay iktidardaki ilk kurultayımız olacak. Artık iktidar zamanıdır, şimdi iktidar zamanıdır!

Birinci parti olmanın sorumluluğu ile siyasetin yönünü milletin sorunlarına çevirmek için çabaladık. Biz normali bu dedik, adı normalleşme kaldı. Daha önce bayramda seyranda bizi aramayanları seçmenlerine hürmeten biz aradık. Şehit cenazesinde selam vermeyenlere selam verdik. Anıtkabir’de yüzümüze bakmayanlara misafir olduk, misafir ettik. Bu ülkede kutuplaştırmayı bitirmek istedik. Bu tutumumuz vatandaşlardan büyük bir destek gördü. Ne olduysa olanlar da bunlardan sonra oldu. CHP’yi her ay biraz daha iyi noktada görenler, bu süreci bitirin hatta onlara bitirtin dediler. Kutuplaşmaya döndüler. Düşman olmadan siyaset yapamayacaklarını o günden belli ettiler.

SGK borçları üzerinden belediyelerimizin gelirlerini kesmek istediler, bakanlara canlı yayında silkeleyin talimatı verdiler. Tayyip Bey bizimle siyasi rekabet edemeyeceğini anlamıştır. Kendisine de partisine de artık güvenmiyordu.

İşte o yüzden hiçbir partide olmayan 4. bir kolu kurdu. Ve AK Parti yargı kollarının başına anayasaya aykırı olarak bir bakan yardımcısını, bir siyasi kişiliği İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı sıfatıyla atadı. Çünkü onun artık bizimle siyasi rekabet edecek takati yoktur.

AK Parti’nin bu örgütle mücadele etmeye cesareti yoktu. Tayyip Bey’in tek güvendiği AK Parti’nin yargı kollarıdır. AK Parti yargı kolları kurulduktan sonra saldırılar başladı. İlk kez 30 Ekim 2024’te Esenyurt Belediye Başkanımız sevgili Ahmet Özer’i tutukladılar. Türkiye’nin en büyük ilçesine Esenyurt’a kayyım atadılar. Erken seçim istediğimiz için ve artık bu yapılanların yani Esenyurt’ta başlayan, Beşiktaş’la devam eden ve adım adım bir darbe pratiğinin işlediğini gördüğümüz süreçte bunu bir savaş ilanı kabul ettik. ‘Bundan sonra ne yapacaksınız?’ diye değerli basın mensupları sorduğunda savaş ilan ettiler. Biz masada oturuyorduk, masanın altından balta çektiler. Savaş ilan edilen, saldırıya uğrayan kimse, yapı, parti ne yaparsa bundan sonra yapacağız, mücadele edeceğiz dedik.

Ön seçime 5 gün kala bir iftar zamanında bu yetkisiz kurul diplomayı iptal etti. O kadar korkuyorlardı ki diplomayı iptal etmekle yetinmediler. İptalden saatler sonra bir sahur vaktinde Ekrem Başkan’ımızın evine yüzlerce polisle baskın yaptılar. Tepedeki bir kişi üç savcı, üç hakim, üç gizli tanıkla bu milletin hafızasından hiçbir zaman silinmeyecek bir darbeye kalkıştılar.

Darbeciler bu kez postalla, tankla değil üzerlerindeki cübbeleriyle geldiler. Sonra herkes sussun, kimse tepki göstermesin istediler. Gösterileri yasakladılar. Meydanları ablukaya aldılar. Otobüsleri durdurdular, metroları kapattılar, köprüleri kaldırdılar, vapurları bağladılar. Her şeyi hesap ettiler ama milleti hesap edemediler. Cumhuriyet Halk Partililer Vatan Emniyet’in önünde, öğrenciler Beyazıt Meydanı’nda toplandı. İki tarafta da seçtiğine sahip çıkmak için sandığa sahip çıkmak için, iradesine ve geleceğine sahip çıkmak için önlerine konulan barikatları aştılar ve Saraçhane’de buluştular.

Yedi gün, yedi gece aynı meydanda aynı otobüsün üstünde aynı mikrofondan yükselen sesimize güç verdiler. Darbecilere geçit vermediler. Onları Saraçhane’den püskürttüler. Saraçhane’deki 7 gün, 7 gece süren ve ilk gece ne olacaksa bu gece olacak dediğimiz ve 1000 kişi bile toplanamaz dedikleri önlemlere rağmen 110 bin kişiyle toplanıp 23’ü akşamı Saraçhane’de 1 milyon 200 bin kişi olan ve darbeyi püskürten, o gün orada olmasa da kendi memleketinden, ilinden, ilçesinden bu mücadeleye yüreğini koyanlara selam olsun, helal olsun!

Dört günlük gözaltı süresini 23 Mart’ta ön seçime denk getirmişlerdi. Dediler ki aday gözaltındayken ön seçimi yapamazlar. Ama bu hesapları tutmadı. Sandığı koyduk. Sandığın yanına dayanışma sandıklarını da koyduk. Milletimizi davet ettik. Ve 2 milyon üyesi olan Cumhuriyet Halk Partisi yanına koyduğu dayanışma sandıklarıyla 15,5 milyon vatandaşımız koştu, geldi, oylarını kullandı. En genci 18, en yaşlısı 104 yaşındaydı. Elbette 6 yaşında çizdiği resmini sandığa atanlar da vardı. Karnında üç aylık bebeğiyle gelen de oldu. iki elinde iki bastonuyla merdivenleri tırmanan da. Biz onlara “Gelin, seçin, tarihe geçin.” demiştik. Geldiler, seçtiler, tarihe geçtiler. Hepsinin önünde saygıyla eğiliyorum. Bugün adayımızın metrodaki sesinden, duvardaki resminden, sosyal medyadaki hesabından bile korkuyorlar. Onlara buradan bir kez daha söylüyorum: Ekrem İmamoğlu adayımızdır. A planımız da, B planımız da, Z planımız da budur. Onunla mücadelenin meşru yolu sandıkta yarışmaktır. Ekrem İmamoğlu milletin adayıdır. Saray’ın adayı kimse, kendisine güveniyorsa meydana çıkmalıdır. Ekrem İmamoğlu’nu alt edeceksen millete güveneceksin, karşısına çıkacaksın. Hodri meydan yargı kollarına değil teşkilatına güveneceksin. Ben örgütüme güveniyorum. Ben milletime güveniyorum. Adayım burada örgütüm burada. Sandık nerede? Hodri meydan! Getirin sandığı, millet versin kararını.

Sayın Erdoğan da bu gerçekleri görünce rahatsız oluyor ve anlatamıyorsunuz diyor. Gazetecilere, basın mensuplarına, yandaş basına yükleniyor zorluyor. Ama bir yalan bir doğrunun karşısında, bir iftira bir hakikatin karşısında ne kadar dayanabilir ki?

Bu parti bizi sokaklardan, meydanlardan koparmak isteyenlerden arınacak. Çünkü bu parti artık seçim gecesi ışıklarını erkenden söndüren, üyelerinin gözyaşı döktüğü bir parti olmayacak. CHP arınacaksa bizi eskiye döndürmek isteyenlerden arınacak. Artık kimse bizi yenilgiye alıştıramayacak.”

Güncellenecek…

AKP heyeti salonu terk etti

Kurultayın davetlileri arasında AKP’den Mustafa Elitaş ve beraberindeki heyet de vardı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 1994’te başlayan hikayesinin anlatıldığı ‘Dünün mağduru, bugünün zalimi’ cümleleriyle başlayan video salonda izletilip, Erdoğan’ın görüntüleri ekrana yansıyınca izleyiciler yuhaladı. İkinci kez yuhalama olunca Elitaş ve beraberindeki heyet salonu terk etti.


İmamoğlu’nun yapay zeka ile hazırlanan videosu sinevizyondan izletildi (Fotoğraf: T24/Ceren Bayar)

İmamoğlu’nun videosu izletildi: Ülkemiz büyük bir yol ayrımında

Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunan CHP’nin tutuklu cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun videosu izletildi.

Demokratik seçimlerden vazgeçmeye çalışıyor olabilirler

Türkiye’nin zorlu bir kavşağa yanaştığına dikkat çeken İmamoğlu, “19 Mart 2024’ten beri yaşadıklarımız, iktidardakilerin kendilerinden başkasının seçimleri kazanmasını engellemek için her yola başvurabileceklerini gösteriyor. Türkiye’yi, iktidarların demokratik seçimler yoluyla değiştiği bir ülke olmaktan çıkarmaya çalışıyor olabilirler. Böyle bir eşikteyiz” dedi.

Ülkemiz Meclis’ten değil Saray’dan yönetiliyor

CHP’nin sorumluluğunun büyük, yükünün ağır olduğunu kaydeden İmamoğlu, şunları söyledi: “Kurucusu olduğumuz Cumhuriyetimiz, banisi olduğumuz demokrasimiz hayati sorunlarla boğuşuyor. Cumhuriyetimizin ve demokrasimizin temeli Meclisimiz felç edilmiş halde. Ülkemiz Meclisten değil, danışmanlarla doldurulmuş saraydan yönetiliyor. Kuvvetler ayrılığı, hukukun üstünlüğü prensipleri askıda. Bağımsız ve tarafsız olması gereken yargı sarayın emrinde. Medya tek tip, fikir hürriyeti yok. Ağzını açan Silivri’ye kapatılıyor. Televizyon kanallarına el konuluyor. Bağımsız gazetecilik faaliyeti yürüten kişiler asılsız suçlamalarla karşı karşıya kalıyor. Demokrasimiz gibi ekonomimiz de çöküyor.”

İşin şakası yok, ülkemiz gerçek bir yol ayrımında

Türkiye’de demokrasi ve ekonominin çöktüğüne dikkat çeken İmamoğlu, dünyanın da büyük bir dönüşümden geçtiğini hatırlattı. İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra kurulan uluslararası düzenin de değiştiğini kaydeden İmamoğlu, “Cumhuriyetimiz ve Demokrasimiz bu kadar büyük sorunlarla boğuşurken, dünyada yaşanan bu ekonomik ve teknolojik dönüşümü yakalamamız imkansız. Değişen uluslararası düzende ülkemize yakışan bir yer bulmamız mümkün değil. Daha kötüsü, bu ekonomik ve teknolojik dönüşümü yakalayamazsak, ülkemizi değişen uluslararası düzene hazırlayamazsak, Cumhuriyetimizin ve Demokrasimizin sorunları daha da büyüyecek. İşin şakası yok. Ülkemiz gerçek bir yol ayrımında” diye konuştu.

Reform hamlesini ancak biz yapabiliriz

Büyük bir reform hamlesine ihtiyaç olduğunu kaydeden İmamoğlu, “Bugünkü iktidarla bu mümkün değil. Sorunlarımızın kaynağıyla sorunlarımızı çözmemiz imkansız. Ülkemizin kuvvetle ihtiyaç duyduğu reform hamlesini ancak biz yapabiliriz. Ancak CHP ülkenin makus talihini yüzyıl önce olduğu gibi değiştirebilir. Türkiye ancak CHP iktidarında, Cumhuriyet’i kurarken yaptığımız gibi bir reform hamlesi yapabilir” dedi.

CHP’yi herkesin evi haline getirdik

“Cumhuriyet Halk Partisini Türkiye’nin her yerinden insanlarımızın umutla baktığı bir parti haline getirdik” diyen İmamoğlu, “Cumhuriyet Halk Partisini Türkün, Kürdün, Alevinin, Sünninin, dindarın, sekülerin, gencin yaşlının, herkesin partisi yaptık. CHP bugün Türkiye’nin birinci partisiyse CHP’yi herkesin evi haline getirdiğimiz içindir. Kimsenin inancıyla, diliyle, kılığıyla kıyafetiyle, yaşam tarzıyla bir sorunumuz olmadığı ve bunu milletimize samimiyetle gösterdiğimiz için birinci partiyiz. Herkesi makbul, her vatandaşımızı muteber bildiğimiz için birinci partiyiz. Kutuplaştırmadığımız, kucaklaştığımız için birinci partiyiz” ifadelerini kullandı.

Değişim aşısı tuttu

CHP’de değişim aşısının tuttuğunu, CHP’nin değiştiğini ve değişmeye devam edeceğini kaydeden İmamoğlu, “Şimdi siz dışarıda biz hapiste hepimizin önünde bir görev var. Daha çok vatandaşımıza CHP’nin herkesin evi olduğunu anlatmalıyız. Daha çok vatandaşımızı Türkiye’yi CHP’nin daha iyi yöneteceğine ikna etmeliyiz. Kurultayımızı tamamladıktan sonra seçimlere kadar hiçbirimize dur durak yok” dedi.
İmamoğlu, “CHP’nin kimsenin diliyle inancıyla, yaşam tarzıyla derdinin olmadığını, CHP’nin Türkün de Kürdün de, Sünninin de Alevinin de, dindarın da sekülerin de partisi olduğunu anlatalım” ifadelerini kullandı.

CHP çözüm sürecinin yanındadır, tamamlanana kadar yanında olacaktır

İmamoğlu, devam eden çözüm süreci ve Kürt sorununa ilişkin mesajlar da verdi ve şunları söyledi:

“CHP Terörsüz ve Demokratik Türkiye adıyla yürütülen çözüm sürecinin yanındadır, tamamlanana kadar da yanında olacaktır. Ama kendi bildiğince, kendi üslubunca. CHP Kürt sorununun demokratik, kapsayıcı, ciddi ve şeffaf bir biçimde çözümünden yanadır. CHP silahların bırakılması ve Kürt sorununun Meclis zemininde, eşit vatandaşlık ve kardeşlik prensipleriyle çözümü için elinden geleni yapmaya devam edecektir.”

VİDEO – Kurultayda İmamoğlu videosu izletildi: CHP, çözüm sürecinin yanındadır; ama kendi bildiğince

SPD Eş Genel Başkanı Lars Klingbeil’in mesajı sinevizyondan izletildi

CHP lideri Özgür Özel ve eşi Didem Özel’in salona girişinin ardından Almanya Başbakan Yardımcısı, Alman Sosyal Demokrat Parti (SPD) Eş Genel Başkanı Lars Klingbeil‘in mesajı sinevizyondan izletildi. Lars, İmamoğlu ve tüm tutuklu belediye başkanlarının serbest bırakılması çağrısı yaptı.

“Zindanlarda tutsak edilen belediye başkanlarımıza selam gönderiyoruz”

Tutuklu belediye başkanlarının ismi tek tek anons edildi, kurultay katılımcıları her isimden sonra salondakiler ‘Burada’ diye karşılık verdi. Tüm isimler anons edildikten sonra ‘Zindanlarda tutsak edilen belediye başkanlarımıza selam gönderiyoruz’ denildi.

Özgür Özel ve eşi Didem Özel (Fotoğraf: T24/Ceren Bayar)

Devasa pankartlar açıldı

Kurultaya özel devasa boyutlarda birçok pankart hazırlandı. Üzerinde “Doğru Duvar Yıkılmaz” yazan graffiti pankartta İmamoğlu ve Yavaş, Özel’in iki yanında resmedilirken CHP Gençlik Kolları’nın hazırladığı, İmamoğlu ve Özel’in meşalelerle vatandaşları arkasına alarak Anıtkabir’den yürüdüğü pankart da tribünlerin üzerinde açıldı.

Genel Başkan seçimi yapılacak kurultay salonuna ‘Güçlü Yurttaş’, ‘Güvenli Gelecek’, ‘Kazanan Türkiye’ pankartları asıldı. Salonda ayrıca tutuklu belediye başkanlarının fotoğraflarının bulunduğu bir pankart da yer aldı.


Kurultayda Özgür Özel, Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş’ın resimlerinin olduğu “Doğru duvar yıkılmaz” pankartı asıldı
(Fotoğraf: T24/Ceren Bayar)


CHP Gençlik Kolları, hazırladığı devasa pankartı tribünlerin üzerinde açtı (Fotoğraf: T24/Ceren Bayar)