Erdoğan, başbakan olarak katıldığı 2007’deki 62. Genel Kurul hitabında, Türkiye’nin bulunduğu bölgedeki en önemli istikrarsızlık kaynaklarından birini, Orta Doğu sorununun oluşturduğunu ifade etti.
Filistin topraklarının işgal altında olduğunu belirten Erdoğan, şunları söyledi:
Erdoğan, bu doğrultuda atılması gereken en önemli adımlardan birinin, Filistin halkının devlet olarak tanınma yönündeki haklı talebinin karşılanması ve Filistin Devleti’nin temsilcilerinin de bu yüce kurulda BM üyesi olarak hak ettiği yeri alması olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti:
Erdoğan, konuşmasında “Bu kürsüden özellikle vurgulamak istiyorum; İsrail halkı ile sorunumuz yoktur. Sorun, şimdiki İsrail hükümetinin saldırgan politikalarından kaynaklanmaktadır.” vurgusunu da yaptı.
BM kürsüsünde iki devletli çözüm konusunun konuşulduğunu ancak adım atılmadığını vurgulayan Erdoğan, “Konuşmak yetmez. Artık icraata ihtiyacımız var. Artık icra zamanıdır.” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2016’daki BM 71. Genel Kurul hitabında, Filistin halkına iki devletli çözüm temelinde başkenti Doğu Kudüs olan her bir Filistinli için bir huzur kaynağı olacak hür bir Filistin’de yaşama imkanı tanınmasının uluslararası toplumun Filistinli çocuklara bir borcu olduğunu söyledi.
Bölgeye ilişkin haritaları gösteren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Merak ediyorum bu İsrail neresidir, acaba bu İsrail’in toprakları nereleri kapsıyor, 1947’de İsrail neresiydi, bunun ardından acaba 1949, 1967’de İsrail neresiydi ve şu anda İsrail neresi?” diye sordu ve sözlerini şöyle sürdürdü:
Kudüs konusunda Türkiye’nin tavrının net olduğunu belirten Erdoğan, şöyle konuştu:
Cumhurbaşkanı Erdoğan, koronavirüs salgını nedeniyle video konferans ile katıldığı 2020’deki BM 75. Genel Kurulu’nda da insanlığın kanayan yarası olan Filistin’deki işgal ve zulüm düzeninin, vicdanları acıtmaya devam ettiğinin altını çizerek, şunları söyledi:
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın hitabında İsrail’e yönelik eleştirileri, İsrail Büyükelçisi’ne salonu terk ettirdi. İsrail’in BM Daimi Temsilcisi Gilad Erdan, Cumhurbaşkanı Erdoğan İsrail’in Filistin’e yönelik “baskı, şiddet ve yıldırma politikalarından” bahsederken salondan ayrıldı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 1967 sınırları temelinde, özellikle başkenti Kudüs olan, bağımsız ve coğrafi bütünlüğe sahip bir Filistin Devleti’nin kurulmasının, öncelikli hedefleri arasındaki yerini koruduğunu söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen yılki BM 79. Genel Kurulu hitabında ise Filistin halkını ve devletini, uluslararası hukuk temelinde meşru haklarına kavuşması yolunda verdikleri mücadelede desteklemeyi sürdüreceklerini vurguladı.
Uluslararası barış ve güvenliğin imtiyazlı 5 ülkenin keyfine bırakılmayacak kadar önemli olduğuna şahitlik edildiğini belirten Erdoğan, bunun en dramatik örneğinin Gazze’de devam eden katliam olduğunu vurguladı. Erdoğan, şunları söyledi:
Filistin’de yaşananların çok büyük bir ahlaki çöküşün göstergesi olduğuna dikkati çeken Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:
İsrail’in oyalama ve aldatma hamlelerine daha fazla prim verilmemesi gerektiğinin altını çizen Erdoğan, şöyle konuştu:
Erdoğan ayrıca, İsrail’in işlediği suçların cezasız kalmaması için Güney Afrika Cumhuriyeti tarafından Uluslararası Adalet Divanı’nda açılan davayı desteklediklerini ifade etti.
Erdoğan, önceki yıllarda katıldığı BM Genel Kurul toplantılarında olduğu gibi bu yıl da dünyanın dikkatini Gazze’de yaşanan soykırıma çekecek.

